Kulluk Makamı
Nisan 21, 2008 · Kategori: Deneme -Genel-
Kalbin katılaşmaya toplandığı bir anda çatlıyor gökyüzü. Acı çekiyor kalp... Kıvranıyor... Kıvranıyor uçurumlarında hayatın... Kıyılara çarpıp-çarpıp geri dönmeye yüz tutuyor...
Allah'ım...
Senin olduğun kalp, kaldırabilir mi bu ruh çöküşünü? Huzura ayarlı kalbimiz çatlamamak için ne kadar fazla tutabilir ki ayakta kendini?
Her şey susuyor...
Kapatın gökyüzünün bütün ışıklarını. Çekin yaşama bakan gözlerinize kalından perdeleri. Kabre girer gibi girin kalbinize. Ölür gibi yaşadığınızı fark edin ve çekin nefes alıp vermekten kendinizin yaşam fişini. Bitin bir anda.
Her şeyin bittiği, kül olduğu noktada, rahmet, bir umman gibi ruhumuzda açılıyor... Açılıyor elimizin Kuran'a gittiği kulluk makamında.
Sinemizde Kuran okunuyor...
Kalbimiz, bir pınara karışan çorak bir toprak kadar gevşiyor... Kuran okunuyor kalbimize. Çözülüyor ruhumuza atılan düğümler bir-bir. Allah, kulluk makamında şerefli eyliyor benliğimizi...
İşte ferah kapısı... İşte huzurun aynası, huzurun anahtarı…
Bunca ayetten uzak yaşamlar dökülürken sokaklara, insanlar kirlendiklerinin farkına varmazken bile, bunca kalp mahrumken yaratan Rabb'in seslenişlerinden, nasıl buhranlara kapılmasın ki ruhlar? Adresini bulamamış bir emanet gibi nasıl bocalamasın ki akıllar? Bunlar arasında nasıl huzuru tatmış olabilsin ki insan, gerçekten? Hangi mutluluk kalıcı olabilir, hangi 'şey' yakışabilir insana ve hangi 'gerçekleri görmezden gelme' ebediyette saadete kavuşturur insanı? Nasıl geçici olmasın ki tüm süsler, zevkler ve kişiyi karanlık büyüsüne kaptıran abanmış hevesler?
Kuran, kara bulaşmış yüzümüzü temizliyor...
Kuran, billur gibi ışıldıyor ruhumuzun teninde... Kuran ruhumuzda geziniyor inceden...
Ne çok ihtiyacımız varmış, ne çok uzak kalmışız Rabbimizden... Sahi, bizimle konuşması için huzuruna geçmeyeli çok utanmalarımız çoğalmış... Ölümün eşiğinden dönen bir pişmanlık abidesi kadar hüsran dolu imiş meğer ceplerimiz...
Dağlar kadar büyük günahımız olduğunu düşünmemiz gerektiği söylenirken, acizliğin insanı kudret sahibine karşı nasıl eğdiğini bulmamız istenmiş... -Acizlik, yükselmenin merkezi bir kul için. Acizlik ki, insanı arkasına bakmakta ileriyi düzenletir, bulunduğu noktada insanı tertip eder, geleceğe baktırdığında ahreti işaret eder insanın kendisine.
Bir-bir çözülür işte düğümler... Kuranın insana indirilmiş 'Allah sözü' eteğinde kulun iyiliğini isteyen her hitap, iyileştirir bütün yaraları... Diri kılar insanı... Sen de biliyorsun, her şeyi en güzel şekliyle serer insanın ayaklarının uçlarına Rahman... Anlamlı kılar her şeyi ama her şeyi... O'na ihtiyacın olması bundan...
"İkra"
Hissediyorum...
Ruhum iliklerimden açıldı.
Allah'ım... En çok söylemek istediğim şey sana; Seni seviyor, Seni seviyor, Seni seviyorum...
Belkıs TUNÇAY
Mayıs 2008 www.blogcu.com'da yayınlandı
Kalıcı Bağlantı Arkadaşına Gönder!
Etiketler : kulluk, kulluk makamı, allahım, seni seviyorum, din, inanç, sevgi, allah, iman,