Kar Yağsa Şöyle...
Ocak 12, 2008 · Kategori: Deneme -Anı-
Kar da yağmıyor ki, şöyle çıkıp kartopu oynayayım dışarıda, İstanbul'un sokaklarında... Kaldırımdan dürüm yapıp hayatı, dolayıp dilime bir ezgiyi, kar da yağmıyor ki, sevineyim şöyle...
Küçük kar tanelerini nasıl severim bilir misin?
Her biri bir şey söyler, sanki bana, her birinde bir şey yazıyordur, sanki... Küçük kar tanelerini taşıyan Melekler sarıyor, sanki beni... Kapatıp gözlerimi, hissettiğimde içimden, Melekler dolduruyor bu şehri sanki...
Işık-ışık beyazlar süzülüyor yüreğime...
Bir tebessüm gibi iniyor kar taneleri... Kar taneleri ve Melekler... Gülümsüyor penceremin önünde...
İstedim ki aslında, kış olmadan bir çocuk parkına gideyim... Belki de gece vakti görünmezken, küçük ruhumla salıncakta hevesle sallanabileyim... Etrafımda yıldızlar hayal edeyim orada... Doyasıya oynayabileyim...
Çok geç yapıldı maalesef bu mahallenin parkı... Renklerle süslenmiş, yeni oyun blokları kurulmuş, çocuk sesleri doluşmuştu bahçesinde... Fakat büyümüştüm ben o mevsimde...
Şöyle tadını çıkarmak isterim küçüklüğümün ellerinden tutarak, sevinçlerimle...
İster misin? Bir gün parka gidelim seninle... Pamuk şekeri alalım, tül-tül yerken... Elma şekeri de isterim sonra... Sonra güneşi aramaya çıkarız seninle... Gökyüzünü açarız maviye...
Perdesini açarız gökyüzünün... Ki güneş girsin dünya evimize...
Hayatın tozlu örtüsünü kaldırmaya çalışırız seninle... Kirlenmiş örtüsünü çekeriz kararttığı yaşamın nasıl kötü duruyorsa üzerinde... Toplayalım örtüleri de, sevgi düşsün gönüllerin tenine... Sevgi ısıtsın odalarını ruhların, bütün dolaplarını, içini, sayfa aralarını ve geleceği... Isıtsın herkesin avuç içlerini... Dostça... Kardeşçe...
Biz, oldukça küçük iki çocuk gibi gezinelim yeryüzünde...
Çocukluk çıkaralım içimizde...
Hiçbir şeyden haberi olmayan, hiçbir şeyinden anlamayan hayatın, kendi dünyasında, kendi güzel ve iyi dünyasında yaşayan iki çocuk gibi cennet sayalım yerimizi... İyi şeyleri anlayalım sadece... İyi şeyler bilelim... İyi şeyler yaşanıyor görelim hayatta...
Ben çocukken bildiğimle kaldım, çünkü... Çocukken bildiğimle kaldım yaşamı anlamakta, hissetmekte... Sevmekte ve sevilmekte... Çocukken bildiğimle kaldım hayatı görmekte. Yaşamakta her şeyi... Yeni gözlerle, çocuk gibi bir yürekle...
O yüzden hep çocuk diyelim kendimize... Çocuk olalım ikimiz seninle... Güzel olsun her şey... Pembe gözlüklerimiz olsun... Çocuk yüreğimiz... En temiz ruh hâlidir çocuklarınki çünkü… En güzelidir çocuk gönüllü olabilmek...
Belki hayatta çocuklaşır ileride... Yeniden... Sevgiye dönüşür... Daha güzelleşir belki de...
İçinde bütün yaşlılığıyla çocuklaşır hayat da bizim gibi...
Yaşlandıkça çocuk olmanın derin ruhuna erişir...
Ama ne olur, bir gün parka gidelim seninle...
Kaykaydan kayalım, salıncakta sallanalım... Baloncu amca geçerken oradan, durdurup uçan balon alalım ellerimize... Birkaç tane... Alıp diğer çocuklara verelim... Sonra bakıp onların gözlerine, gülümseyelim... Biz gülümseyelim, biz çocuklar gibi gülüşelim, yaşlılığımızın üstünde çocukça sevinelim, varsın biz de çocuk gibi görünelim geriye...
Sonra evlerimize dönelim... Açıp ellerimizi dua edelim yüreğimizce...
Ah yüreğim... Ne zaman kar yağacak bilmiyorum, ama bekleyişim yüreğimde...
Ah... Kar yağsa da bu şehirde ve güneş mevsimleri getirse de keşke çocuk yüreğime, ... bir başka sevinsem şöyle...
Belkıs TUNÇAY
Ocak 2008 bir sitede yayınlandı
Kalıcı Bağlantı Arkadaşına Gönder!
Etiketler : kar, yağsa, çocuk yürek,