Kandil ve Bayram Çocukları
Haziran 29, 2008 · Kategori: Deneme -Anı-
Bilin bakalım bugün kapı zilimizi kim çaldı?
Evet, bir çocuk; çocuklar... Evin kapısını, kandilleşmek için gelmiş çocuklar araladı bugün. Hem de birkaç kez... O kapı önü kandilleşmeyle bizi eskilere götüren güzel yüzlü çocuklar vardı karşımızda…
Biliyor musunuz, yüzlerindeki o tadı anında ile saklı bir bekleyiş ve 'bir şeyi yerine getiriyor olma' sempatisi var ya, bana öyle bir tablo yaşatıyor ki, tarihin en güzel sayfalarından birinde bulunuyorum, sanki...
Fakat karşılarında bir mahcupluğa giriyoruz aniden... Eskilere sıkıştırdığımız bu tabloyu, yani çocukların kandillerde ve bayramlarda kapı-kapı dolaşmasını hayıflanmalarımızla körlerken, kuru bir hayata da hazırmış gibi bunu kabullenmişiz bizler… Bu sebeplerle evleri dolaşan çocukların heyecanlarına hazır bile değilmişiz maalesef...
Oysa bizler değil miydik, ellerine böyle günlerde şeker veya çikolata toplayan? Bizim çocuk zamanlarımız, bizim kardeşlerimiz, bizim büyüklerimizin geçmişi değil miydi? O eski günleri yaşayan bizler değil miydik? Şimdi oturmuş evlerimizde, yeni nesildekilerin çocukluklarını, kandillerini, bayramlarını, heyecanlarını daraltıyoruz. Onların hayıflanacakları, eski diye yâd edecekleri bir kandil ve bayram olamayacak mı yoksa bizim yüzümüzden?
Aslında o kadar da eskimedi bir şeyler... Coşkular, hayaller, beklentiler başka çocukların gözlerinde devam ediyor yaşamın bir yerlerinde...
Bence eskiye hayıflanmak yerine, bugüne bir el atmalıyız; Bugüne üzülmeliyiz belki de... Ne dersiniz? Bu güzellikleri mazimize özgü saymanın faturasını şimdinin istekli çocuklarının ellerine şeker diye tutuştururken durup düşünmeliyiz hâlimizi... Yoksa zorlaşan ve karmaşıklaşan yaşamın ellerine kendisini bırakmış bizler mi ortak olamadığımız heyecanları göremiyoruz... Ortak olamadığımız çocuklukları göremiyoruz...
Gerçekten kandilleşmeler, bayramlaşmalar eskilerde mi kaldı, yoksa bizler artık hazır değil miyiz, yoksa bizler o çocuklara bunları yaşatacak büyüklerden değil miyiz bir bakıma?
İşte, bir kez daha kapı zili çaldı...
Bu gelen çocuklar ise, bir yerlerden şeker ve çikolata pek toplayamamış olarak buruk bir ifadeyle duruyor kapının önünde. Kim bilir kaç kapıdan kendilerine hazır olunmayarak ayrıldılar. Belki de onları en çok üzen, onların eski bayramlarının tadı-tuzunun olmayacağıdır.
Bir daha ki kandile veya bayrama şeker ve çikolata hazırlamalıyım veya onların yüzünü memnun edecek bir şeyler yapmalıyım... Eskiden, kardeşimin yoldan geçen bir adamın bile bayramını kutlarkenki masumluğunda olduğu gibi onları da bu coşkularında rahat ettirmeliyim. Bu masumluklarının içinde özgür olmalı çünkü çocuklar. Çocukluklarının içinde mutlu olmalı, mutlu edilebilmeli bütün çocuklar...
Kandilleriniz, bayramlarınız ve çocukluklarınız kutlu olsun güzel çocuklar...
Belkıs TUNÇAY
Temmuz 2008 www.blogcu.com'da yayınlandı
Kalıcı Bağlantı Arkadaşına Gönder!
Etiketler : eski bayramlar, eski günler, yaşlılar, kandiller, kutlamalar, bayramlaşmalar, çocuklar,