Cennetle Doğmak

Ocak 18, 2008 · Kategori: Düzyazı -Genel-

Her insan, fıtratı üzerine temiz, günahsız, yani cennete lâyık olarak doğar. Doğduğunda, ahretinde ona ait olan, ait olduğu kendi cennetiyle bir süre yaşar.

Sonra ne olur... Ne değişir? Ya arası açılır cennetiyle, ya da kim bilir, -Allah muhafaza, kaybeder cennetini.

Arası açıldığı kesin de, insanın cennetle doğması çok büyük bir nimet aslında... İnsana verilen büyük bir kıymet... Ne büyük bir ziyan ki, kayıp gider işte insanın ellerinde.

Ne değişiyorsa, ne kaybediliyorsa, insan hepsine bu dünya hayatında sebebiyet veriyor. İnsanın ahret hayatı, kendisine ait irade ve seçim doğrultularında dönüşümünü gerçekleştiriyor. İnsanın bizzat kendisi, kendisinin cennetiyle olan arasını ve cehennemiyle olan alâkasını belirliyor.

Eğer, insan olumsuz şeylerde yaptıklarının sorumluluğundan kaçarak sonucu kötü şeylere yükleyecek olursa, bundan, aynı şekilde, yaşamından kazandığı cenneti de kendisinin hak etmediği anlamı zorunlu çıkar... Bu düşünce, insanı ve iradeyi ortadan kaldırırken, geriye insanın 'ilahi düzeni bilmediğiyle yargılayarak adaletsizlik beklemesi' olarak kalır.

Yapılan her iyi şeyin niyetçisi ve her kötü şeyin sorumlusu, hiçbir mazeretsiz sadece insanın kendisidir. İnsan elbette 'sorumlusu’ olduğu şeyle imtihan edilir... Ki her imtihanın içinde her zaman 'doğru' bir ‘şık’ muhakkak vardır.

Dünya hayatında hesaba çekilecek olan her şeyin, her zaman her yerde yaşanılabilirliği, bir 'doğru' biçimi vardır ki, insan o noktada imtihan ediliyordur… İmtihan ediliyordur ki, insandan yaşaması ve seçmesi beklenen 'doğru'larda seçim yapan irade gerçekleşiyordur.

İrade, imtihan neticesinin sorumluluğuyla birlikte insana verilmiş olan yaşam düzeninin merkezidir. İrade, imtihan ve sırasıyla ahrete doğru, insan kendi sonucunu kendi şekillendirmektedir.

İmtihandan ahret hayatına uzanan dünya hayatı, insanın ebediyen yaşayacağı kazandıkları ve kaybettikleri olarak insanı hazır beklemektedir. Şu kısa ömrü için kendisini uğraşlarda bulan insan, ebedî sürecek yaşamı için de, bu ömrünü ahretine adar olarak yaşarken cennetini bulacaktır…

İnsan ne yaşarsa, ebedî hayatında da mutlaka onu görecektir. Bu yeryüzünü 'ahret mutfağı' bilip, ne hazırladıysa sonra onu yiyecektir.

...

Dünya hayatı ki, aslında, insanın doğarken ahretinde bulunan kendi cennetini, bu yeryüzünde kendi iradesiyle döşemesidir... Kendi cennetini buradan güzelleştirmesi veya buradan bozması, buradan hak edip kaybetmesidir...

Cennetine iyi bakan insan, hem bu dünyada ve hem de ahret hayatında, kalben ve ruhen kendisini iyi hissedecektir, çünkü cennetine sahip çıkana, elem değmeyecektir.

Belkıs TUNÇAY

Ocak 2008 bir sitede yayınlandı

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Arkadaşına Gönder!
Etiketler : cennet, cenneti kaybetmek, yaşam, düzyazı, cennetlik olmak, kirlenmek, irade, imtihan, imtihan dünyası, cenneti korumak,

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir

« Önceki :: Sonraki »