Eş Seçimi
Ocak 29, 2008 · Kategori: Duzyazi -Evlilik-
Aslında, eş seçiminin bir seçimden öte, bir karar verme noktası olarak görülmesi konuya daha yakışır olsa gerek. Bu konuda genelde hep 'en doğru eş' tarifi yapılır, ama 'doğru eş' tanımlamasını herkesin 'kendisine göre olan eş' olarak düşündüğümüzde 'doğru eş' 'kişiye uygun olan eş' olarak karşımıza çıkar; 'doğru' eş 'uygun' eş olur. Kişiye göre uygun eşin tanımı da genel olarak kişinin kendisinin kişiliğine bakılarak yapılabilir.
Eş seçimi kararında kimi zaman karşıdaki kişinin kişiliğinden ayrı olarak farklı nedenler de bulunabilmekte fakat tek bir neden sağlıklı bir evliliğe kişileri götürebilir ki, bu da kişilerin birbirlerini kişilik üzerinden görmeleridir…
Ne görünüş, ne nefsi bir şeyler ve ne de başka nedenler evliliği kuracak ve oluşturacak tek başına temel nedenler değildir. Evliliğin temel nedeni sadece kişilerin kendilerinin insanlık biçimleridir; beğeni ve sevme de bu yönde gerçekleşir.
Kişilerin insanlıkları ön planda tutulmalıdır, çünkü: Evlilikten sonra, diğer başka nedenler sadece evlilikteki ait oldukları yerlerini alır ve kişiler sadece kendi kişilikleriyle kalarak evliliğin bütününde hareket ederler. Birbirlerinin insanlıklarıyla, birbirlerine nasıl davrandıklarıyla, birbirleriyle nasıl anlaştıklarıyla baş başa kalırlar. Yüzleştikleri şey, nasıl bir insan oldukları, huyları, ahlakları, yaşayış biçimleri ve sahip oldukları kişilikleridir; insanlıklarıdır…
İnsanlığın beslendiği kaynak da, insanın yaratılış özü ve inançtır. Bir insanın insanlığı ve inancı ne derecedeyse, yaşayışı da o derece düzgün ve doğrudur. Dolayısıyla bu çizgide verilen eş seçimi kararı da doğru olmakta ve evlilik güzel bir yapıda kurularak yaşanmaktadır…
Yaşam düzeninde her şey, insanlık ve inanç çerçevesinde döner. Bütün beklentiler, bütün sağlıklı işleyişler, bütün olumlu sonuçlar hep bu yöndedir; hepsi bu doğrultuda gözlenir. Yaşam kanunu bunlar üzerinden işler ve insanın yaratılış üzere yaşam düzenine karşılık veren doğruları bütünüyle 'insanlık' ve 'inanç' kapsar.
O yüzden, evlilik gibi kişinin hayatını belirleyen bir süreçte 'eş kararı' bunu gözetilerek verildiğinde, insanın kararı ile doğrular uyuşarak düzen sağlanmış olur. Herkes kendi insanlığı ve inancına göre eşit bir düzende evliliğini kurabildiğinde de, iyi veya karşılıklı bir akışı yakalamış olarak kişiler evliliklerini belli bir oluşumda kurmuş olurlar. Ki eşler kişilik ve insanlık olarak birbirlerine uygun olmasa bile büyük olasılıkla zaman içerisinde olumlu veya olumsuz olarak birbirlerine benzemeye dönüşürler.
...
İnsanlığın ve inancın her yerde ve 'iyi' bir eş için karar vermekte önemi şöyle ki: O insanın attığı her adımı, her davranışı, söyleyeceği her sözü, her huyu, karakteri, ahlakı, yapacağı her işi ve yapacağı her hareketi hep doğru üzerine olur. Bir insanın insanlığı ve inancı iyiyse, o kişinin her hâli de 'iyi' olur demektir. Bu yüzden eş olacak kişiye karar verirken asıl olan bunlara dikkat edilmesidir ve kişiyi ifade etmede de bunlar mühimdir.
Eş olacak kişiye karar vermezden önce ve sonra, bir de tevekkül boyutu vardır ki, her şeyi bilen Allah'a sığınıldığında, işler O'na emanet edildiğinde, işler O'ndan beklendiğinde, O', kendisine başvurulan işleri hayır üzerine nasip edecek ve bu işleri hayır üzerine yönlendirecektir… Elbette kulu için sadece hayrı isteyen ve kulundan sadece hayrı bekleyen Allah, Allahtan kendisinden isteneni isteyen kullarına açık kapısından hayrı verecektir.
Allah, evlenecek kişilere hayrı nasip etsin… Kolaylık göstersin ve Hazreti Musa'nın ettiği duadaki gibi, din üzere birbirlerini daha sağlam kılacak eşleri kendilerine 'Harun' misali lütfetsin.
Belkıs TUNÇAY
Ocak 2008 bir sitede yayınlandı
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!Etiketler : evlilik, eş seçimi, eş seçimi ve evlilik, eş adayı, evlenmek üzere, biriyle evlenmek, eş seçmek, evlilik için eş, çirftl
Eş Seçimi ve Evlilik
Mart 16, 2007 · Kategori: Duzyazi -Evlilik-
Eş seçimi, insanın hayatını nasıl yaşayacağının neredeyse tümünü belirleyen bir düşünce ve karar aşaması. Birini kendine sadece eş olarak değil, aynı zamanda çocuklarına bir anne bir baba olarak da seçmektedir insan.
Dikkat ettiğimizde, hep doğru bir eş seçmenin önemli noktalarının anlatıldığını, en doğru eşin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verildiğini görürüz. Söylenenlere bakılırsa en doğru eş diye bir şey vardır. Bu çok iyi bir insandır ve herkes böyle biriyle evlenmek istemektedir. Oysa tüm insanların evlenmek istediği ve kendilerine uygun kişi türü birbirinden farklı farklıdır.
Doğru eş tanımlamasını 'uygun' eş olarak algılarsak daha rahat bir bakış açısından bakmış oluruz. Uygun eş herkesin kendi dengidir. Kişinin nasıl uygun bir eş seçeceğinin işaretleri de kendi kişiliğinde bellidir. Her insan başka-başka olduğu için, doğru eş kişinin kendisine göre orantılı olanıdır.
Böylece tek bir model değil, herkesin kendine göre bir ‘eş’ modeli olur. Kendisinin huyları, alışkanlıkları, kendi kuralları, uyduğu kurallar, nasıl insanlarla anlaştığı, düşünce düzeyi, ilgilendiği konular, şahsiyeti ve sair nasıl bir eş seçeceğinde kendisini doğruya yaklaştırır... İnancının boyutu, yaşam çizelgesi, yetiştiği ve bulunduğu ortam, öz benliği ve dikkat ettiği, önem verdiği diğer hususlar... Bunlara bakarak, yani kendisini tanıyarak eş için karşısına nasıl birini alacağını görebilir.
Birazda zaten kendi nasıl biri ise onu kendiliğinden bulur, çünkü nelerden sakınıp neleri uyguluyorsa, karşısındakinde de onları bulup görür. Nelerden taviz verip kendisinde hangi kusurları görmezlikten geliyorsa, karşısındakinde de bunlara sesini çıkarmaz. Böylece seçimini yapar. Nadiren de olsa kendisine uymayan ama belli doğrulara uyan birini isteyenlerde vardır.
Evlilik için karşılıklı görüşmelerde genel olarak sorduğu sorularından ve kendisi hakkında hangi bilgileri verdiğinden, onun için evliliğin nelerden oluştuğu belli olur.
Günümüzde kimi gençler, içinde bulundukları gençlik hâlleriyle hareket ederek evliliğe kalkışırlar. Nefislerinin istekleri doğrultusunda adım atarlar. Net bir şekilde düşünemezler. Evlenirler ve bir şeyler artık önceki gibi anlam ifade etmediğinde hayatın gerçeklerinin belirginleştiğini görürler. Gözlerindeki sis giderek dağılır. Nerede olduklarını ve tam olarak ne yaptıkları daha iyi görmeye başlarlar.
Kimi insanlarda sadece gerektiği için evlenirler. Kimi evlenmeyenlerde arayışlarına ve beklentilerine uyan birisiyle karşılaşmadıklarından bekâr kalmaya devam ederler. Onlar ya ihtimalleri ümit edip riskleri de göze alarak evlenecektirler ya da bu kadar sıkıntıya girmeden oturmuş yaşam düzenlerinden vazgeçmeyeceklerdir.
Birde evliliğe olgun ve ciddi gözle bakan insanlar vardır. İleriye yönelik düşünerek hareket ederler. Evlenme vaktinin gelmiş olması ve geçecek olmasının korkusu, hevesler, sağlıksız duygular, bu insanları karar verme noktasında etkisi altına almaz. Doğru ve kalıcı nedenlere dayanarak seçimlerini yaparlar. Evliliği usulüne göre ve olabilecek en doğru şekilde gerçekleştirirler.
Evlilik kişilerin bilinçliliği derecesinde zayıf veya sağlam olmaktadır.
Elbette her insan mutlu bir evlilik ister. Sevgi dolu bir evde düzenin olduğu, birbiriyle iyi anlaşan, birbirlerine göre hareket eden, karşısındakini düşünen, birbirlerini hayatlarına temelli ekleyen, gerektiğinde birbirleri için değişen, aynı amaçlarla hayatlarını sürdüren çiftler güzel bir evliliği yakalamış demektir…
Üstelik her insanın mutlu evlilikten anladığı da başkadır. Geçim ve rahatlığa önem verenler varlık ve zenginlik mutluluğunu ister. Nefsine önem verenler güzellik veya yakışıklılıkla görünüş mutluluğunu elde etmiş olmayı ister. İnanç boyutuna önem verenler huzur mutluluğunu kurmayı ister.
İnanç konusuna o kadar sıcak bakmayanlar vardır. Seçimlerini bunun dâhilinde yaptıklarında olumlu olmayacağını düşünürler. Sebebi de evliliğin -onların bakış açısından- sönük, tatminsiz, nefislerinin karşılanamayacağı korkusudur.
Tabi ki nefis vardır ve her insanın gerçeğidir. Evlilik ise, nefsin merkez alınmasıyla kurulamayacak bir ciddilik taşır. Bütün evliliklerin arasındaki tek fark, niyetin ve önem verilen nedenin değişik oluşudur. Genelde aranılan ve istenilen bütün her şey her evlilikte vardır. Merkeze konulan niyetin ne olduğu önemlidir. Evliliğin merkezinde ne var ise, evliliğin değeri de odur.
İnancı merkez alanlar, hâkim ve hüküm sahibi olan Allah'ın dairesi içinde demektir. İşte bu evliliğe Allah sahip çıkar. Allah merkezli olan bir evlilikte sevgi de, saygı da, gelecek de, dünya da, ahret de daim ve güzel olur.
Bir yuva kurup beraberce hem bu dünyalarını hem de ahretlerini kurtarabilen ve hayata hayırlı evlat bırakan eşler, evliliği hakkıyla yerine getirenlerdir. Huzurlu ve doğru bir evlilik... İnşallah kulağa hoş geldiği gibi eş seçiminde ve devamında da insana yön verir.
Belkıs TUNÇAY
Aralık 2005 Beyan Dergisi'nde yayınlandı
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!Etiketler : eş, seçimi, ve, evlilik, dikkat, edilecek, noktalar, evlenmek, seçmek, düşünmek,