İçimdeki seslere dalıyorum... Söylesene umudum, hangisine tutunmalı yüreğim. İnce bir iple bağlı olan ayaklarım, hayatın neresinde kopmaya daha yakın? İnan çoktan düşerdim, olmasaydı umudun... Eteklerini çekiyor...
Anne babası olan herkes bir kuştur, uçar gökyüzünde. Birine bir şey olsa, kırılır bir kanadı, iner yeryüzüne. İkincisine bir şey olsa, kuş değildir artık o,...
Geçen zamanın üzerinden bile hayli zaman geçti. Özlemişim... Bunu belki de "yeniden" dediğimde, belki de durup hislerimi dinlediğimde duyuyordum yüreğimden. Hem de öyle çok şey...
Öyle zamanlar olur ki, eli hayata değiyordur insanın... Düşünceleri zamanın içinden geçiyordur...Kalbimin ortasında bir Hazreti Musa edasıyla ilerliyorum... Hislerimde dualar büyüterek ve büyümüş bir sevdayı...
Sarı yapraklar sokakları bir güz tadında süslemeye çoktan başladı... Geçtiğim sokaklardan sarı nameler hareketleniyor bir-bir… Mevsim geziniyor yerlerde. Denk gelirsem bir de, dalından düşen yapraklar...
Bir gün yetişemezsen hayatın hiçbir şeyine... Çok şeye yetişmek isteyen biri olarak yetişemezsen her şeye, hayat'la paylaş birazını. Birazını da zaman'la paylaş... Hayat da, zaman...
İnsanın hayatla bağlarının koptuğu anda, yaşamın hâline bakıp da ötesini düşünmeden düşlediği ölümü aklıma getiriyorum şimdi...Aklımdan, ölüme dair yaşamsal düşünceleri sözlere getiriyorum...Her ne kadar yaşamın...
Farklı ortam itibari ile televizyonlarda beliren bir durumla daha karşılaştım. Kanalları gezerken, canlı performans programların birinde, o eğlencenin, o şaşaalı şeylerin, o hakikatlerin unutulduğu cümbüşün...
Ah, şimdi biliyorum seni, nasılsın... Yüreğinin inceldiği hassaslıkta, kapamış yüreğinin gözlerini, içinde dualar yaşatmaktasın... Biliyorum seni, sen şimdi nasılsın... İçi yanar ya insanın, işte o...
Sokaklar, caddeler, şehirler ve insanlar her zamanki akışında... Hayatın içindeki müzikler inişli çıkışlı notalarıyla etrafta dolanıyor. Ah, bu ruh hâlleri… Ayakkabıcı ağabey, manavcı amca, fırında...
Bilin bakalım bugün kapı zilimizi kim çaldı?Evet, bir çocuk; çocuklar... Evin kapısını, kandilleşmek için gelmiş çocuklar araladı bugün. Hem de birkaç kez... O kapı önü...
Kalbin katılaşmaya toplandığı bir anda çatlıyor gökyüzü. Acı çekiyor kalp... Kıvranıyor... Kıvranıyor uçurumlarında hayatın... Kıyılara çarpıp-çarpıp geri dönmeye yüz tutuyor...Allah'ım...Senin olduğun kalp, kaldırabilir mi bu...
Bütün yaşanmışlıkları iyiye ve hayra yorup, hayattan yeni bir pencere açıyorum kendime... Kendimin aynalarına... Çevirebilmek için aynaları diğer her şeye ve çağırabilmek için herkesi bu...
Her insan, fıtratı üzerine temiz, günahsız, yani cennete lâyık olarak doğar. Doğduğunda, ahretinde ona ait olan, ait olduğu kendi cennetiyle bir süre yaşar.Sonra ne olur......